Ekonomist Yunus Önder'den Fon Krizine İlişkin Yatırımcılara Kritik Uyarılar
Türkiye'de yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon krizi gündemdeki yerini korurken, Fethiye'de Ekonomist ve İş İnsanı Yunus Önder yatırımcılara önemli uyarılarda bulundu. Önder, yatırım kararlarının kulaktan dolma bilgilerle değil, şirketlerin faaliyetleri ve finansal yapıları araştırılarak alınması gerektiğini belirterek, 'Bir para yılda yüzde 100'ün üzerinde değer getiriyorsa onu sorgulayın' dedi.
www.gercekfethiye.com muhabiri Sıddıka Polat'ın haberine göre
Türkiye’de 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasıyla gündeme gelen ve SPK verilerine göre 455 bin 758 tekil yatırımcıyı ilgilendiren fon krizinde süreç devam ediyor. SPK, 1 Ekim itibariyle tasfiye kapsamındaki belirli fonlarda yatırımcılara nihai tasfiye tutarından mahsup edilmek üzere ara ödeme yapılacağını açıkladı. Ekonomist ve İş İnsanı Yunus Önder, yaşanan sürecin yatırımcılara önemli dersler vermesi gerektiğini belirterek, özellikle yüksek kazanç vaadiyle yapılan yatırımlarda dikkatli olunması çağrısında bulundu.
Önder, fon krizinin yalnızca bugüne özgü bir durum olmadığını belirterek, asıl önemli olanın benzer sorunların tekrar yaşanmaması için yatırım kültürünün geliştirilmesi olduğunu söyledi. Yunus Önder, “Evet, çok kötü bir süreçten geçiyoruz. Hepimiz malum, hem televizyonda hem de kişisel anlamda her oturduğumuz yerde bunu konuşuyoruz. Fon krizlerinin dünyada da örnekleri var. Bugün olmuştur, yarın da olacaktır. Burada önemli olan, bu krizlerde bir daha aynı şeyleri yaşamamamız. Dolayısıyla öncelikle doğru yatırımın nasıl yapılacağını vatandaşlarımıza öğretmemiz lazım” dedi.
Yatırım yapılırken öncelikle yatırım aracının arkasındaki şirketin ve ticari faaliyetlerinin araştırılması gerektiğini vurgulayan Önder, yatırımcıların yalnızca çevreden duydukları bilgilerle hareket etmemesi gerektiğini ifade etti. Ekonomist Yunus Önder, “Bir yatırım yaparken öncelikle borsada veya fonlarda yatırım yaptığınız şirketin ne ürettiğine, ne aldığına, ne sattığına bakın. Bir sandalye ve masadan mı ibaret, yoksa faaliyetleri neler? Bunların araştırılması lazım” dedi. Yatırım kararlarının bireysel araştırmaya dayanması gerektiğini belirten Önder, “Kulaktan dolma değil, tamamen kendi bireysel becerilerinizle araştırabileceğiniz bir ortamda hareket edin. Çünkü para kolay kazanılmıyor. Yatırıma aktarılan paralar da tamamen kazandığımız ve kenara ayırdığımız paralar” ifadelerini kullandı.
Günümüzde finansal bilgilere ulaşmanın geçmişe göre çok daha kolay olduğunu belirten İş İnsanı Yunus Önder, “Günümüz ve dünyadaki bütün literatür hızlı para kazanma yöntemleriyle dolu. Artık bilgiye ulaşmak da çok basit. Bugün borsada bir işlem yapmak veya bir hisseyi alıp satmak çok kolay. Önceden bu işler daha zordu. Şimdi ise heyecanlı bir kitle var; bir anda parayı bulan, arabaya binen, lüks hayat yaşayan insanlar görülüyor. Bunlar özellikle gençler için kötü örnek olabiliyor. Dolayısıyla ayırt etmeden hızlı alınmış kararlar bugünkü Türkiye'deki fon krizini doğurmuştur. Ama şöyle bir rahatlık içerisindeyiz. Türk Devleti büyüktür. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda kurmaylarıyla birlikte toplantılar yapıyor. Bu krizdeki fonzede diye tabir ettiğimiz yatırımcıların elbet ana paralarını ve diğer paralarını da almakla alakalı süreç başlamıştır” şeklinde konuştu.
Yatırımcılara yüksek getiri vaatleri konusunda özellikle dikkatli olmaları çağrısında bulunan Önder, olağanüstü kazanç beklentisinin mutlaka sorgulanması gerektiğini söyleyerek, “Şunun altını çiziyorum: Bir para yılda yüzde 100’ün üzerinde değer getiriyorsa onu sorgulayın. Daha az getiren ama daha güvenilir, başınızı gece yastığa koyduğunuzda daha rahat uyuyabileceğiniz yatırımlar yapın. Heyecana kapılmayın. Çünkü dönem öyle bir dönem değil” dedi.
Fon krizinin çözüm sürecinin takip edildiğini belirten Önder, yaşananlardan sonra yatırımcıların daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Önder, “Bu kriz çözülür ama önemli olan buradan ders çıkarmak ve bir daha aynı hatalara düşmemek. Dediğim gibi, çok zor kazanılan bir para. Yatırım tarafında iyi değerlendirilmesi gerekiyor” diye konuştu. Türkiye’deki gelişmelerin para politikaları ve piyasalar açısından da takip edilmesi gerektiğini dile getiren Önder, yaşanan sürecin Merkez Bankası’nın faiz politikası üzerindeki etkisinin de izlenmesi gerektiğini söyledi.