Akustik rapor ihlali ruhsat iptaline gidebilir

Jeoloji Mühendisi Yusuf Emrah Karasu, 2011 yılından bu yana yürüttüğü ses ölçüm ve akustik rapor süreçlerine dikkat çekerek, işletmelerin müzik yayın izni, gürültü sınırları ve ruhsat yükümlülüklerine uymamasının ciddi idari para cezalarına ve ruhsat iptaline kadar uzanabilecek sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Jeoloji Mühendisi Yusuf Emrah Karasu, işletmelerde yapılan ses ölçümleri ve akustik rapor süreçleri hakkında önemli uyarılarda bulundu. Karasu, hazırlanan akustik raporların işletmeler için bağlayıcı bir teknik belge olduğunu belirterek, bu raporların dışına çıkılmasının ciddi yaptırımları beraberinde getirdiğini ifade etti. 

Akustik raporların; işletmenin ses sistemi gücü, hoparlör yerleşimi, iç mekan düzeni ve fiziki yapı özellikleri dikkate alınarak hazırlandığını belirten Karasu, rapor sonrasında yapılan izinsiz değişikliklerin doğrudan mevzuata aykırılık oluşturduğunu söyledi. Karasu, “Akustik rapor hazırlandıktan sonra içeride ses sisteminde, hoparlör watt değerlerinde ya da mekansal yapıda değişiklik yapılırsa bu rapor geçerliliğini kaybeder. Denetimlerde bunun tespit edilmesi halinde ruhsat iptaline kadar giden süreçler oluşabilir” dedi.

Denetim mekanizmasına da değinen Karasu, Muğla genelinde ve Fethiye’de belediye ile il müdürlüğünün yaptığı kontrollerde özellikle gürültü sınırlarının aşılıp aşılmadığının incelendiğini ifade etti. Bu kapsamda işletmelere uygulanan idari para cezalarının ciddi seviyelere ulaştığını belirtti.

Karasu’nun verdiği bilgilere göre, ruhsatsız faaliyet ve gürültü sınırlarının aşılması durumunda 2026 yılı itibariyle yaklaşık 419 bin TL seviyesinde idari para cezası uygulanabiliyor. Fethiye’nin de içinde bulunduğu Özel Çevre Koruma bölgelerinde ise bu cezaların iki katına çıkarak yaklaşık 838 bin TL’ye kadar ulaştığı ifade ediliyor. Tekrar eden ihlallerde cezaların katlanarak arttığını vurgulayan Karasu, aynı yıl içinde birden fazla ihlalde ruhsat iptali gibi daha ağır yaptırımların da gündeme gelebileceğini söyledi.

Ayrıca “müzik yayın izni” konusuna da dikkat çeken Karasu, bu belgenin halk arasında sıkça karıştırıldığını belirtti. Eski adıyla “canlı müzik izni” olarak bilinen bu belgenin, kafe, restoran, otel, düğün salonu ve benzeri tüm işletmeler için zorunlu olduğunu vurguladı. Karasu, MÜYAP ve MESAM gibi kuruluşlardan alınan telif lisansları ile müzik yayın izninin farklı şeyler olduğunu belirterek, “Müzik lisansı almak, müzik yaptığınızı ve telif kapsamında olduğunuzu gösterir. Ancak bu, müzik yayın izni yerine geçmez. Önce ruhsat ve müzik yayın izni alınmalı, ardından telif lisansı süreçleri yürütülmelidir” dedi.

İşletmelerin çalışma saatlerine de dikkat etmesi gerektiğini belirten Karasu, özellikle açık ve yarı açık alanlarda gece 01.00 sonrası yapılan müzik yayınlarının da ruhsatsız işlem sayıldığını ve aynı cezai yaptırımlara tabi olduğunu ifade etti.